TÜRKÇE VE KÜRTÇE DİLLERİNİN GENEL HATLARIYLA FARKLARI VE BENZERLİKLERİ ÜZERİNE  -1-

yazar:

kategori:

İkram İŞLER

Dil üzerine araştırma yapanlar dilin 4 özelliğinden bahsederler. Yani bir dili dört açıdan incelemek onların farklarını ve benzerliklerini ortaya konulmaya çalışılır. Bu dört unsur şunlardır: fonetik, morfoloji, sentax ve gramerdir. Burada  sadece ilk iki konu ele alınacaktır. Diğer iki unsur oldukça geniş bir yer kapladığı için  başka bir yazının konusu yapılacaktır.

  1. FONETİK(=sesdizin, telafuz):  Bir dildeki ses yapısının incelenmesidir. Bunu alfabe olarak da tanımlayabiliriz. Bir dilin seslerin anlamlandırılmasıyla oluştuğunu göz önüne aldığımızda şunu görebiliriz. Her dilin çıkardığı sesler farklıdır.  Örneğin: Kürtçe alfabede Türkçedeki “ö, ü,ğ,” sesleri yoktur. Bu yüzden kürtler eğer Türkçe eğitim almamışlarsa “Ömer” diyemezler. Bunun yerine  “Omer” ya da “Emer”derler. “Güzel” kavramına bir kürt “Gozel” der.  “Ğ” sesine en yakın ses “X” ile ifade edilir. Örneğin: “Ağa” kavramı Kürtçede “Axa” biçiminde telaffuz edilir. Bu iki sesin kaynağı insan boğazında farklı noktalardır. 

Kürtçede olan ve Türkçede olmayan sesler de vardır. Bunlar: ”Ê”,”Δ,”Û”,”U”, “X”,”Q”, “W” sesleridir.

“Ê” sesi: bu ses Türkçe alfabede yer almayan bir sestir.  Gerçi Türkçede bazı kelimelerde telaffuz edildiğini görebiliyoruz. Örneğin: beş denildiği zaman farkında olmadan bu ses çıkarılır. İki dudağın yayvan olarak açılmasıyla elde edilir. Ancak alfabede yer almaz.

“Δ sesi: Bu ses Türkçedeki “İ” sesine benzer. Ancak şapkalı “Δ sesi Türkçedekinden daha uzun bir sestir. Neredeyse bir buçuk katı kadar uzatılarak elde edilir. “Îcar” ya da “Îjar” kavramında böyledir. Bu sefer anlamına gelen bu kavramda “Δ sesi daha uzun telaffuz edilir.

“Û” Sesi: Türkçedeki “U” sesinden daha uzun bir sestir. “dûr” (uzak) ve ya Türkçedeki “huzur” kavramı Kürtçe’de “huzûr” olarak seslendirilir. İkinci hecede geçen “Û” kavramı burada daha uzun telaffuz edilir.

“U”  sesi: bu ses Kürtçede iki sesin ard arda çıkarılmasıyla elde edilir. Bu sesler “W” ile “I” sesidir.  “wi” biçiminde telaffuz edilir. Örneğin: “kurd” kelimesi Türkçe okunuşuyla “kwırd” biçiminde telaffuz edilir.  Türkçe okunuşuyla denmesinin sebebi aynı ünlü sesin iki dilde farklı yazılmasından kaynaklanmaktadır. Aynı ses Türkçe’de “ı” biçiminde Kürtçe’de ise “i “ biçiminde yazılır. Telaffuz açısından aynı sestir. Aynı kelime kürtçe harflerle “kwird” biçiminde yazılır.

“X” sesi: Bu ses Türkçede yoktur. Boğazdan gelen bir sestir. Türkçede “vah” sesi Kürtçede “wax” olarak çıkarılır. “Hazal” diye okunan kavram Kürtçede “Xezal” olarak yazılıp okunur.

 “Q” sesi: Türkçede bulunmayan bu ses küçük dilin damağa yapıştırılmasıyla çıkarılan bir sestir. Ortak kavramlardan giderek açıklamak daha doğru olacaktır. Örneğin Türkçede “Kur’an”, ya da “kaza” sözcüklerini bir Kürt “Qur’an” ve  “qeza” biçiminde dile getirir.

“W” sesi: Bu ses iki dudağın “u”sesini çıkaracak biçimde şekil alıp dudakların biri birinden uzaklaştırılmasıyla elde edilir. Türkçe’de yoktur.  Türkçedeki “duvar” Kürtçede “diwar” biçiminde telaffuz edilir.

Yukarıda sıralanan bu seslerin yanında Kürtçede neredeyse alfabede  gösterilmeyi hak edecek kadar çokça kullanılan birleşik bir harf vardır. “XW” Kürtçede pevdenk, fransızca da diftong denen birleşik harfler Hint-Avrupa dillerinde çokça kullanılır. Kürtçede “Xweza(= doğa), Xweda (=hûda, tanrı), xwarin (=yemek) kavramlarında olduğu gibi.

Kürtçede kaynaştırma harfleri: w, h, y harfleri iki sesli harfın arasına girerek sesleri biri biriyle kaynaştırır. Örneğin: siar(=binici) sözcüğü iki sesli harf içerdiğinden bunların arasına bir kaynaştırma harfi girmesi gerekir. Araya “w”,”h”, ya da “y” harflerinden biri girebilir. Dolayısıyla sözcük: “Siwar”, “sihar” ya da “siyar” olur. Sözcük bu üç haliyle de çeşitli yörelerde kullanılmaktadır.

Harf tekrarı:  Kürtçede Türkçedeki gibi harf tekrarı yoktur. Bir sözcük içinde harfler tekrar etmez.

Örneğin: Allah kavramı Elah biçiminde telaffuz edilebilir. Bu da kulağa hoş gelmez. Kürtler Allah kavramı yerine “Xweda” ve “Yezdan” kavramlarını daha çok kullanırlar. Türkçe’de ninni, telaffuz ve benzeri gibi harf tekrarı çokça yapılır. Bu özellik Kürtçenin yapısına uymaz.

 2. MORFOLOJİ:  Kelime yapısı açısından da dil incelenir. Her dil içerdiği kelimelerin yapısı açısından farklıdır. Başka bir deyişle kelimelerin nasıl yapıldığı ile ilgili bir incelemeye morfoloji adı verilir.

Türkçede yapısal açıdan kelimeleri şöyle incelemek olanaklıdır.

  1. Türkçede kelimeler eklerden ve köklerden oluşur.  Her kelime anlamlı bir köke anlamsız bazı ekler getirilerek yapılır. Örneğin: yap+ı+sal+cı+lık kavramında olduğu gibi. Kelimenin kökü “yap”tır. Diğerleri tek başına iken anlamsız olan ancak kelimeye eklendiği zaman yeni bir anlam veren seslerdir.

Bu özellik Kürtçede de mevcuttur.  Kürtçedeki kelimeler de eklerden ve köklerden oluşur.  Ancak Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Kürtçe ise hem sondan hem önden hem de ortadan ek alabilen bir dildir.

ÖN EKLER: da-, ra-, zir-, gibi sayısı 25 i bulan eklerdir.

rakirin: kaldırmak kavramında “ra”bir ön ektir. Ek olduğu için tek başına anlamsızdır. Asıl kök “kir” dır. Yap anlamına gelir. “in” burda mastar ekidir. Türkçedeki “mek”,  “mak” anlamı verir. Kavramı şöyle ayrıştırmak olanaklıdır. 

RA +KIR +IN aynı şekilde  “dakırın (=katmak), zirney(= yalancı ney, Türkçeye zurna diye geçmiştir.)bu kavram ZIR + NEY  seslerinden oluşmuştur. Zir anlamsızdır. Kelimeye eklendiği zaman ona yalancı sahte anlamı katar. Zirbav =üvey baba) Zirdê =üvey anne gibi.

Ara Ekler: -a-, -an- -e- gibi sayısı 10 u bulan eklerdir.  Ber (=ön, karşı) Beranber, seranser, xirexir, giregir, zarezar, lalezar, vb gibi bir kavram tekrarından  ve ya iki kavramdan yeni bir kavram türeten ara eklerdir.

Ard Ekler: Bunların sayısı Kürtçede 250’yi bulmaktadır. Anlamlı bir köke eklemlendiklerinde sözcüğe yeni bir şekil ve anlam katarlar. Örneğin: -dank eki (Türkçedeki –luk ekinin karşılığıdır) kendi başına bir anlamı yok. Ancak ardına geldiği kavramlara farklı bir anlam verir. Xweli +dang, (=kül+lük) çay+dank, (=çay +lık. Bu ek Türkçeye çaydanlık olarak geçmiştir.) xwê+dang (=tuz+luk)vb.

Kürtçede bazı ard ekleri şöyle sıralayabiliriz:

1)İsimden isim yapan eklerden bazıları:

Ön eklerle: bê+nav (=isimsiz), kele+can (=heyecan), ne+yar (=yar olmayan, düşman), ra+çav (=gözlem), bi+kuj (=katil) vs.

Ard eklerle: -ker örneğin: sol (=ayakkabı) sol+ker (=ayakkabı üreticisi)  -froş(=satıcı) sol+froş (=Ayakkabı satıcısı), sol+kar (=işi gücü ayakkabı olan, bu işi meslek edinen). Sol+geh (=ayakkabı yapım ya da satım alanı) sol+bend (=ayakkabıyla sanat bazında ilgilenen), sol+dir (=ayakkabı tamircisi) vs.

2) İsimden fiil yapan ekler:

Ön eklerle: der+dest bûn (=kuşatılmış olma), der+dest kirin (=kuşatma), ra+çav bûn (=gözlemlenmek) ra+çav kirin (=gözlemlemek) vs.

Ard eklerle: rast+andın, (=doğrulamak, geçişli fiillerde), rast+în (=doğruluk, geçişsiz fiillerde),  rengandin, rengîn, germijandin, germijîn vs.

3) fiilden fiil yapan eklere örnekler:

Ön eklerle: da+dan (=kilitlemek), da+kirin,(=katmak), der+xistin(=çıkarmak), ro+kirin(=dökmek) vê+ketin (=yanmak), vs.

Ard eklerle:

Peya+bûn(=yaya olmak), siwar+bûn(=binmek), bez+andin(=tırmanmak) lez+andin (=hızlanmak) vs.  

Fiilden isim yapan ekler:

Ön eklerle: bi+kir (=müşteri, alıcı), bi+lez vs.

Ara eklerle: şew+a+t (=yanma), leb+a+t (=aktif, hareketli) xeb+a+t (=çalışma) vs.

Ard eklerle: parêz+er(=avukat), Nivîs+ar (=yazar), xwez+gîn (=istekli), lez+gîn (aceleci),  bir+ek (=testere),  xwest+ek (=istekli), zivir+ok (=dönen şey,döner) vs.

4) Mastar eki: Türkçedeki –mek,mak eki Kürtçede –in ard ekiyle verilir.  Hat +in, çû +yin,  kir +in

Kürtçe kavramlarda cinsiyet:

Bilindiği gibi Türkçede kavramların eril ya da dişil olmasından söz edemeyiz. Dilin yapısında bu özellik yoktur.  Ancak Kürtçede bu özellik vardır. Bu özellik dimilî ve kurmanci lehçelerinde varlığını korumakta fakat sorani lehçesinde hafiflemiştir.

Kürtçe kavramlar Türkçe’den farklı olarak eril, dişil ya da nötr kavramlar biçimindedirler. Bir isim ya eril olur ya dişil olur ya da nötr olur.

Örneğin: Kapı eril bir kavramdır. Pencere ise dişildir. Bunları tamlamalarda kullanırken rahatlıkla anlayabiliyoruz. Eğer bir insan benim evimin kapısı derse şöyle demek zorundadır. Deri mala min. Deri+yê deki “ê” sözcüğü kapının eril olduğunu gösterir. Aynı kişi benim evimin penceresi derse şöyle diyecektir. “Pencereya mala min.” Pencerenin dişil olduğunu bize gösteren tamlamadaki “a” sesidir. Bu iki tamlamadaki “y”ise kaynaştırma harfidir. Nötr kavramlar ise tamlamada ve cümle içinde eril ya da dişil olmadan kullanılamazlar.

Örneğin: “heval”(=arkadaş) nötr bir kavramdır. Bu kavram tamlama içinde şöyle olur. “Arkadaşım geldi” cümlesinde eğer arkadaşım kız ise tamlamayı şöyle kurmak zorundayım. “Hevala mın hat.” “Heval” den sonraki “a” harfi arkadaşımın kız olduğunu dile getirir. Ayrıca kız arkadaşım geldi denilmez. Gelenin kız olduğu zaten tamlamadan anlaşılır. Eğer arkadaşım erkek ise o zaman da nötr olan heval karvamı eril bir hal alır. Örneğin: “Hevalê min hat” olar. “heval”kavramından sonraki  “ê” sesi nötr olan heval kavramını eril hale getirir.

Kürtçe kavramlarda çoğulluk:

Kürtçe kavramlar tek başına iken çoğul hale gelmezler. Bir kavram ya tamlamalarda ya da cümle içinde çoğul olabilirler.

Örneğin: elmalar kavramı Kürtçede sadece tekil haliyle kullanılabilir. Yani elmalar kavramı da elma kavramı da “sêv” olur. Hiçbir isim tek başına iken çoğul eki almaz. Bu Kürtçe’nin belki de en orijinal yapısını ortaya koyar. “Ben elma yedim” sözünde eğer elma tek bir elma ise o zaman Kürtçesi şöyle olur: “Min sêv xwar.”

Eğer elma birden fazla ise o zaman da cümle şöyle kurulur: “Min sêv xwarin”. Burda dikkat edilmesi gereken şey, elmanın cümle içinde bile çoğul eki almadığı, bunun yerine yüklemde bu çoğullaşmanın dile geldiğidir. “Elmalarım” dediğinizde bir tamlama içinde çoğul eki aldığını görebiliyoruz. Örneğin: “sêvên min”. Tamlama ya da cümle içinde çoğul eki alabildiğini ancak tek başına çoğul olmadığını görebiliyoruz. “Ez sêvan dixwim” cümlesinde çoğul eki almıştır.

Tamlamalar: Türkçedekinin tersidir. “Ali’nin kitabı” tamlaması Kürtçede “pirtûka Elî” biçimindedir. Bu yapı Osmanlıca da bolca kullanılmıştır.  Örneğin: “Bab î alîyî Osmanî” kürtçe bir tamlamaya uygundur. Ancak Türkçe tamlama yapısına uymaz. Bu Türkçede şu şekilde olur: “Osmanlının büyük kapısı”.

  1. SENTAX:

Kürtçede cümle yapısı:

Bir dilin yapısı incelenirken cümle yapısı üzerinde durulur. Kürtçede cümle yapısı genellikle Hint Avrupa dil grubuna uygun biçimdedir. Örneğin “Ez diçime malê” cümlesinde cümlenin yapısı özne + yüklem + nesne biçimindedir. İngilizcedeki “I’m going to the hause” cümle yapıyla benzerlik gösterir. Türkçedeki cümle yapısı ise özne + nesne + yüklem biçimindedir.  “Ben eve gidiyorum” biçiminde dile getirilir. 

 Anlam bakımından cümleler:

Kürtçe de cümleler genellikle yüklemin olumlanması ile olumlu olumsuzlanması ile de olumsuzlanmaktadır.

Örneğin: Ez diçim malê. Ez naçim malê. Burada görüldüğü gibi yüklemin önüne gelen ön eklerden olumlu olanı cümleyi de olumlu kılmaktadır. Olumsuzluk eki “na” ya da “ne” ön ekidir.

Cümleyi soru haline getirmek de son derece kolaydır. Sadece yükleme vurgu yapılarak kürtçe cümleler soru haline çevrilir. “Tu diçî malê?” Ya da “Tu naçî malê?” cümlelerinde sadece yükleme vurgu yapılara soru cümlesi elde edilmiştir.

Kürtçe cümlelerde ergativite özelliği:

Yüklemin nesneye göre çekilmesine ergativite denir. Bazı dillerde yüklemin özneye göre değil de nesneye göre çekildiğini görmek mümkündür. Kürtçede de yüklem bazen özneye göre bazen de nesneye göre çekilir. Bu yüzden Kürtçeye yarı ergatif bir dil olarak nitelendirebiliriz.

Örneğin: “Wî ez girtim.” Cümlesini Türkçe”ye çevirirsek şöyle bircümle çikar ortaya. “O beni tuttum.” Bu cümle çok anlamsız ve gramer açısından da yanlış bir cümle olur.  Kürtçe de bu özellik vardır. Wî ez girtim cümlesinde yüklem birince tekil şahısa uygun olarak çekilmiştir. Yani yüklem özneye değil nesne konumundaki “ez”e göre çekilmiştir.

Şu örnekler daha net gösterir.

Min tu girtî.

Te ez girtim

Wê ew girtin.

Ergatiflik özelliğini daha çok geçmiş zaman cümlelerinde görürüz.  Şimdiki zamanda bu yoktur.

Örneğin:  Ez te digirim. Ew min digirin. Bu cümlelerde ergativite özelliği yoktur. Yanî yüklem özneye göre çekilmiştir. Yukaridaki cümlelerde ise tam tersine yüklem nesneye göre çekilmiştir.

Kürtçe kavramlarda bükünlülük özelliği:

Kürtçe kavramlar cümle içindeki görevleri açısından incelendiğinde ya öznenin ya da nesnenin büküldüğünü görmek mümkündür.

Örneğin: “Ez nanî dixwim” cümlesi “Ben ekmeği yedim” anlamındadır. Burada yiyen ile yenen ayrılmıştır. Yiyen öznedir. Bükülmemiştir. Ancak nesne olan “nan” “î “ büküldüğünü belli etmiştir. 

  •  GRAMER:

Bir dildeki kurallar o dilin gramerini teşkil eder. Cümlenin öğeleri, iç yapısı, kavramların cümledeki görevleri,  bunların değişim durumları, hangi durumda ne şekiller aldığı, dilin grameri tarafından bize bildirilir.

İsim, sıfat, zamir, bağlaç, edat, zarf, fiil, özne, nesne, tümleç, noktalama işaretleri vs. açılardan dilin incelenmesidir.

Navdêr: (ad) Nesneleri ve kişileri diye getiren kelimelere ad denir. İsimler Kürtçede de Türkçedeki gibi özel isimler, cins isimler ve grup isimleri diye ayrılır.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir