ÖZ GÜVEN NEDİR?

yazar:

kategori:

İkram İŞLER

ÖZ GÜVEN NEDİR?. 1

1.ÖZGÜVEN KAVRAMININ TANIMI 1

2. Özgüvenin Önemi 2

2.1.Aşırı Özgüven. 2

3. Özgüvenin Kaynağı 3

4.Özgüvenin Kazanılması 3

Kendine Yardım Etmek ya da Özgüvenin Yeniden İnşası 5

Eleştirel İç Sesinizi Fark Edin. 5

Kendinizi Cesaretlendirin. 6

Geçmiş Deneyimler. 6

Mükemmeliyetçilikten Kaçının. 6

3.1. Psikolojik Boyutu. 6

1.ÖZGÜVEN KAVRAMININ TANIMI

Öncelikle, kelime Türk Dil Kurumu’na göre “özgüven” değil “öz güven” olarak yazılmakta ve insanın kendine güvenme duygusu olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu tanımın yeterli olmadığını ve çok daha geniş kapsamlı yorumlara yer verilmesi gerektiğini biliyoruz. Çünkü somut olmayan bu kavramın tanımı, doğal olarak çeşitlilik göstermektedir. Örneğin kişinin kendini tanıması ve kendisiyle barışık olması, özgüven tanımları arasına dahil edilebilir. Kişinin kendisine ve yeteneklerine olan inancını da ifade eder. (Bayraktar, 2020)

Ayrıca özgüven sahibi olmak için sağlıklı bir özsaygı (ne olduğun ile ne olmak istediğin arasındaki farka ilişkin duygular) gerekmektedir. Kendine güvenen insan, kim olduğu ve aynı zamanda başarmak istediği şeyler için yeteneği hakkında iyi hissediyor demektir (Bayraktar, 2020).

Özgüven, kişinin kendi değeri hakkındaki subjektif değerlendirmesi ve kişinin kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumudur. Özgüven hem kişinin kendisine ilişkin düşünceleri (Örnek: Zekiyim, Sevilen bir insanım), hem bu düşüncelerin yol açtığı duyguları (Umutsuzluk, Utanç, Gurur), hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan davranışları (Çekingenlik, Dikkat, İddiacılık) içerir. Özgüveni süreklilik gösteren bir kişilik özelliği olarak ve geçici bir psikolojik durum olarak düşünmek mümkündür. Son olarak, özgüven sınırlı bir alan için geçerli olabileceği gibi (Örnek: Zeytinyağlı sarmayı iyi yapabildiğimi düşünüyorum ve bu becerimle gurur duyuyorum), genel bir kavram olarak da düşünülebilir (Örnek: İyi bir insan olduğumu düşünüyorum ve bu nedenle kendimle her zaman gurur duyuyorum). (Vikipedia, 2020)

Özgüven, kendine inandığında ve güvendiğinde hissettiğin duygudur. Bir şeylere adım atabilmek, onu sürdürebilmek ya da farklı alanlarda kendine duyduğun güvendir. Başaracağına inanmaktır (Enstitu.Com, 2020)

Özgüven nedir dediğimizde kısacası kişinin kendisini tanıması ve kendi analizini yapabilmesine denir. Aslında özgüven demek kendinizle barışık bir birey demektir. Yapabileceğimiz şeylerin ya da yapamayacağımız şeylerin kararını başkalarının değil bizim verebilmemizdir. Özgüven sahibi olmak, kendiniz dışındaki kişilerin olumsuz duygu ve düşüncelerinin sizi yönlendirmesine izin vermemenizdir. (Acar, 2021)

Susanna McMahon, The Portable Therapist (1992) adlı kitabında kendine güveni, “dünyada kendinizi tanımanıza ve kendinize bakmanıza izin veren bir olmanın yolu” şeklinde tanımlıyor. Anneli Rufus (2014), kendine güvenin kendine saygı ve kim olduğunuzu, neyi sevdiğinizi ve neye inandığınızla ilgili gerçeği söyleme cesaretini içerdiğini ileri sürer. O halde özgüven, kendini tanıma, kendine inanma ve inançlarına göre hareket etme cesaretidir (Enstitu.Com, 2020).

Özgüvenin tanımı hem kendine hem de dünyaya dair, kendinize saygı duygusundan doğarak çeşitli eylemlere cesaretle yol açan olumlu bir duygudur. Özgüven, yaptığınız hatalara, yanlışlara rağmen kendinize değer vermektir. Başarısız olduğunuz durumlarda kendinizi suçlamak yerine çözüm arayışında olmak ve kendinize yeniden inanmaktır. Kusurlarınıza rağmen kendinizi sevmektir. Kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek ancak değişim ve yeniliklere de açık olmaktır (Enstitu.Com, 2020).

2. Özgüvenin Önemi

Özgüven, herkes için çok önemlidir. Çünkü hayatınızın daha güzel ve daha mutlu bir şekilde geçmesi için özgüveninizin yerinde olması, size çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Onun dışında eğer özgüveniniz yoksa, bir yaprak misali rüzgârın savurduğu gibi kim ne derse o tarafa savrulur gidersiniz. Ne kendi düşünceleriniz olur, ne de düşüncelerinizin bir önemi olur. Hatta esas olarak istediğiniz bir şey için gerekli olan en ufak bir çabayı bile gösteremezsiniz. Kendimizi iyi tanırsak ve özgüven sahibi olursak hayatımızda önemli ya da önemsiz herhangi bir durumda doğru adımlar atarız. Bu noktada özgüvenimizi geliştirip sağlamlaştırılabileceğimizi de unutmamalıyız (Acar, 2021).

Özgüven Sahibi Olmak, öncelikle bir birey olmanız için çok önemlidir. Kendi duygu ve düşüncelerinize göre hareket ettiğiniz ve kendinizle barışık olduğunuz sürece daha güzel bir yaşama sahip olabilirsiniz. İstediğiniz şeyler için kimsenin sizleri yolunuzdan alıkoymasına ya da şevkinizi kırmasına müsaade etmezsiniz. Kısaca özgüvenli olmak, mutlu ve kendinizle barışık bir insan olmanız demektir  (Acar, 2021).

2.1.Aşırı Özgüven

Özgüvenin niteliği (güvenli ya da kırılgan oluşu) niceliğinden (yüksek ya da düşük) oluşundan ayrı bir özelliktir. Özgüven yüksek fakat aynı zamanda kırılgan olabilir (örnek: Narsisizm); düşük fakat aynı zamanda güvenli olması da mümkündür (örnek: alçakgönüllülük). Özgüveninin niteliği farklı şekillerde ölçülmeye çalışılmaktadır; zaman içindeki sürekliliği, çeşitli durumların ortaya çıkışına bağlı olup olmayışı. (Vikipedia, 2020)

1960’lardan 1990’lara kadar ABD‘de kabul gören yaygın görüş, özgüvenin öğrencilerin okul başarısında, arkadaşları ile kurdukları ilişkilerde ve ilerdeki yaşamlarında gösterecekleri başarılarda önemli bir etken olduğuydu. Bu nedenle öğrencilerin özgüvenini güçlendirmeye yönelik pek çok program başlatıldı. 1990’lardan itibaren yapılan araştırmalar ise öğrencilerin özgüvenini yükseltmenin okul başarılarına olumlu bir katkısı olmadığı gibi, olumsuz etki yapabileceğini gösterdi (Vikipedia, 2020).

Saldırganlık – kabadayılık ile özgüven arasındaki ilişkiyi araştıran son çalışmalar da gençlerde özgüveni geliştirmenin faydası ile ilgili mitlerin yıkılmasına yol açmıştır. Önceleri, insan ilişkilerinde saldırganca davranışların kaynağının saldırgan bireylerdeki özgüven eksikliği olduğu düşünülmekteydi, ancak bu düşünceyi destekleyecek kontrollü deneyler bulunmamaktaydı. 2000’li yıllarda Baumeister ve arkadaşları tarafından yapılan psikolojik deneyler, saldırganlığın asıl kaynağının hak edilmemiş yüksek özgüven olduğunu göstermiştir. Saldırganca davranışlar sergilemiş suçluların çoğu kendilerini diğer insanlardan üstün kabul ederler ve saldırganlıklarının mazareti pek çok kez kendilerini hakarete uğramış, aşağılanmış hissetmeleridir. Sokak çetelerinin üyeleri genelde kendileri hakkında olumlu düşüncelere sahip olduklarını ifade ederler ve kendileri hakkındaki bu olumlu düşünceleri sarsacak şekilde davranan oldu mu saldırganlıkla karşılık verirler. Okullardaki zorba çocukların kendilerini diğerlerinden üstün gördükleri; düşük özgüvenli çocukların zorba olanlar değil, genellikle zorbalıklara kurban giden çocuklar oldukları bulunmuştur. (Vikipedia, 2020)

3. Özgüvenin Kaynağı

Özgüven Nereden Gelir?

Özgüven yeteneklerinizden gelir. Bu nedenle özgüven, başkalarının ne yapmanızı istediğine bakmaksızın, sizin kendi isteğinizle yapabileceğiniz şeylerden gelmektedir. Daha spesifik olarak, özgüven sahip olduğunuz üç güçlü yetenekten gelir. Bunlar şu şekildedir:

•    Kendiniz ve yetenekleriniz hakkında olumlu düşünme yeteneğiniz (olumsuz değil)

•    Pozitif değerli biri olduğunuzdan ve güçlü yeteneklere sahip olduğunuzdan emin olma kabiliyetiniz (başkalarının bundan şüphe duymasına bakılmaksızın)

•    Her ne durumda olursa olsun, kendiniz ve yetenekleriniz hakkında olumlu düşünmeye devam etme yeteneğiniz

Bu üç güçlü yeteneğe sahip olmak kendinize güvenmenizi mümkün kılar. Yani özgüveninizi geliştirmek için öncelikle gereken tüm yeteneklere sahip olduğunuzu kabul etmeli, ardından yeteneklerinizi geliştirip kullanmayı öğrenmelisiniz (Bayraktar, 2020).

4.Özgüvenin Kazanılması

Özgüvenin en büyük kaynağı, kendini kabullenmedir. Kendini kabul etmek ve kendine güveni arttırmak hem düşünceleri hem de davranışları içeren bir süreçtir. Mükemmeliyetçiliğin baskısını ve beklentisini hissetmek kaygıyı arttırır. Bu da özgüveni azaltan bir etkendir. Mükemmellik arayışı kişinin bireysel beklentisini hatasız ister. Bu da hata yapmaktan korkarak başarı yollarını azaltır ve kişinin kendine güvenini yok eder (Enstitu.Com, 2020).

Özgüveninizi artırmaya gerçekten kararlıysanız, işe buna inanarak başlayın derim. Ardından yapmanız gereken şey, aşağıdaki önerileri günlük pratiklerle hayatınıza entegre etmek olmalıdır. Yani bunları okuyup sakın rafa kaldırmayın (Bayraktar, 2020).

İlk başta taklit etmeniz gerekebileceğini unutmadan, her gün düzenli olarak özgüveninizi geliştirme yollarına devam edin.

Bunun bir gecede kazanılmayacak bir nitelik olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ama en güzeli, biraz zaman ve pratikle hem iç hem de dış güven konusunda hayran olunan özgüvenli biri olabileceğinize yürekten inanın.

  1. Olumsuzdan Uzak Durun, Pozitifi Getirin!

 Arkadaşlarınız ve aileniz de dahil olmak üzere yakın çevrenizi gerçekten değerlendirme zamanınız geldi. Bu zor olsa da sizi aşağı çeken ve güveninizi yıkan kişilerden uzaklaşmayı ciddi bir şekilde düşünmelisiniz.

Bir anda tüm moralinizi yıkabilen gamlı baykuşlardan uzaklaşmak, inanın bana özgüveniniz için harika bir adım olacaktır.

Ayrıca tam anlamıyla hissetmiyor olsanız bile pozitif olun. Başkaları ile olan etkileşimlerinize olumlu hava katın ve bir sonraki projenize başlamak için heyecanlı bir şekilde yola çıkın. Yaşamınızdaki sorunlara odaklanmayı bırakıp bunun yerine çözümlere ve olumlu değişiklikler yapmaya odaklanın.

2. Vücut Dilinizi ve Görüntünüzü Değiştirin

 Özgüveni yüksek insanların öne çıkan özelliklerini düşünün ve sizin de onlara sahip olmanız gerektiğini anlayın. Daha özgüvenli görünmeyi sağlayacak beden dili tüyolarını uygulayın. Duruş, göz teması, gülümseme, konuşma gibi noktalara dikkat edin.

Sadece omuzlarınızı geri çekmeniz bile başkalarına kendinden emin bir insan olduğunuz izlenimini verir. Gülümsemek kendinizi daha iyi hissettirmekle kalmayıp çevrenizdekilerin de rahat hissetmesini sağlar.

Zaten iyi bir duruşa ve gülümsemeye sahip birini düşündüğünüzde aklınıza gelen ilk figür kendine güvenen biri olacaktır. Dikkat edeceğiniz diğer tüyolar ile birlikte anında daha güvenli hissedeceğinizden emin olabilirsiniz.

3. Başarısızlığı Kabul Etmeyin ve Kafanızdaki Olumsuz Seslerden Kurtulun

 Asla pes etmeyin ve başarısızlığı kabul etmeyin. Her şeyin bir çözümü varken havlu atmayı aklınıza bile getirmeyin. Büyük sıkıntıların üstesinden gelmek, kayda değer bir güven artırıcıdır (Bayraktar, 2020).

Düşük özgüven de genellikle zihnimizin içindeki olumsuz düşüncelerden kaynaklanır. Bu nedenle kendi kendinizi dövmekten vazgeçin ve olmak istediğiniz halinize ulaşmak için çaba sarf edin. Olumsuz iç sesi susturmak için yapılması gerekenleri dikkate alarak, yeni ve daha özgüvenli size merhaba deyin (Bayraktar, 2020).

4. Hazırlıklı Olun

 Bazı durumlarda yüksek, bazı durumlarda düşük özgüvenin normal olduğunu daha önce söylemiştik. İşte bu gerçeği dikkate alarak, düşük özgüven için olası durumları ortadan kaldırmaya çalışın.

Alanınız, işiniz, sunumunuz ya da herhangi başka bir şey! Bunlar hakkında bilmeniz gereken her şeyi öğrenerek hazırlıklı olun. Eğer cephanenize güveniyorsanız ve hazırlandıysanız, özgüveniniz de aynı şekilde artacaktır.

5. Zor Zamanlar

 Her şeye rağmen hayat zorluklarla doludur ve özgüvenimizi korumanın zor olduğu zamanlar vardır. O zaman hemen şimdi oturun ve hayatınızda minnettar olduğunuz tüm şeylerin bir listesini yapın. Başka bir liste de başarmaktan gurur duyduğunuz şeylerden oluşsun (Bayraktar, 2020).

Tamamladığınız listeleri, aynanız, çalışma masanız gibi sürekli görebileceğiniz bir yere koyun. Kendinize güveniniz azaldığında, listelere göz atın ve kendinizden yeniden ilham almanıza izin verin.

Özgüveninizi artırmak için yapmanız gereken şeylerin mantığının aynı olduğunu anlayın. Bunları yapmanın, size sadece özgüven değil başarı ve mutluluk getireceğinin de farkına varın.

Yukarıdaki önerilerin yanında şu önerileri de aklınızdan çıkarmayın:

•    Güçlü yanlarınızı tanıyın ve vurgulayın. Çabalarınız ve ilerlemeniz için kendinizi ödüllendirin ve övün.

•    Bir engele rastladığınızda, kendinize nazik davranın. Başarısızlık üzerinde durmayın.

•    Gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirleyin. Mükemmellik beklemeyin, hayatın her alanında mükemmel olmak imkansızdır.

•    Yoğun duygular hissettiğinizde yavaşlayın ve durum hakkında mantıklı düşünün.

•    Kendiniz, insanlar ve durumlar hakkında varsayımlar yapmaktan vazgeçin.

•    Geçmiş olumsuz yaşam deneyimlerinin geleceğinizi belirlemediğini kabullenin. Yarın yeni bir gün!

•    Duygularınızı, inançlarınızı ve ihtiyaçlarınızı doğrudan ve saygılı bir şekilde ifade edin.

•    Mantıksız isteklere hayır demeyi öğrenin. (Hayır diyebilmenin faydaları neler göz atın.)

•    Hobi edinin, tutkuyla yapacağınız bir şey bulduğunuzda motivasyonu çok daha yüksek biri haline geleceksiniz.

•    Başkalarına sıcak ve dürüst komplimanlar yapın, bu sizin başkalarına pozitif dönüş yapabilecek kadar iyi hissettiğinizi gösterecektir.

•    Sizi mutlu eden ya da edecek şeylere daha çok yer açın.

•    Egzersiz, beyinde opiat reseptörleri ile etkileşime giren endorfinleri serbest bırakır ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

•    Yardım istemekten ya da yardım teklif etmekten çekinmeyin. Bu hem sizin hem de karşınızdakinin daha iyi hissetmesini sağlayacaktır.

Özgüvenin inşası aşamasında olumsuz etkiler yapan, iz bırakıcı olaylar da olabiliyor. Bu olaylar travmatik etkiye sahip bir anı ya da bir süreç olabiliyor. Aşağılanmalar, eleştirilmeler, taciz, akran zorbalığı gibi yaşantılar özgüvenin düşük olmasında önemli rollere sahip. Bu gibi tecrübelere ebeveynler tarafından maruz kalındığı gibi arkadaşlar, akranlar, akrabalar, öğretmenler tarafından maruz kalınabiliyor (Örgüt, 2018).

Kendine Yardım Etmek ya da Özgüvenin Yeniden İnşası

Öncelikle özgüvenin doğuştan gelmediğini, sonradan deneyimler ile oluşan bir kavram olduğunu bilerek başlamalıyız. Bu bilgi bize özgüvensizlik denilen durumun tersine çevrilebileceğini göstermektedir.

Eleştirel İç Sesinizi Fark Edin

Kendinize karşı olumsuz eleştiriler, yargılamalar ve hatta suçlamalar yaptığınızda kendinizi durdurmak ile başlayabilirsiniz. Muhtemelen bu eski bir alışkanlık. Yenilikler, başlangıçlar, denemeler karşısında kendinizi 1-0 yenik algılama hali zaten karşı karşıya olduğunuz durum ile ilgili motivasyonunuzu düşürüyor. Bu sebeple kendinize karşı eleştirel olan iç sesinize kulak verin, kendinizi ne ile eleştirdiğinizi fark edin ve o sesi mümkün olduğu kadar kısmaya çalışın.

Kendinizi Cesaretlendirin

İster insan ilişkileri ister iş hayatınız olsun hayatta karşı karşıya kaldığınız duruma yönelik adım atabilme konusunda kendinizi cesaretlendirmeyi deneyin.

Geçmiş Deneyimler

Hangi alanda sorun yaşıyorsanız geçmiş deneyimlerinizi gözden geçirin fakat kendinize karşı objektif olmayı unutmayın. Başarısızlıklar kadar katettiğiniz yolları da kendinize hatırlatın. Unutmayın özgüvenin düşük olması kendinize yönelik algınızın seçici biçimde negatif olmasına sebep olur. Geçmiş başarılar, beceriler, olumlu tecrübeler de takdir görmeyi hak ediyor (Örgüt, 2018).

Mükemmeliyetçilikten Kaçının

Kendinize yönelik beklentilerinizi değerlendirin. Kendinize koyduğunuz hedefler ulaşılabilir hedefler midir? Her alanda başarılı olmak gibi bir tuzağa kapılmayın. Ya da bir alandaki başarısızlığın sizin tamamen başarısız olacağınız anlamına geldiği düşüncesinden uzak durun. (Örgüt, 2018)

Bütün bu ipuçlarına rağmen özgüven konusunda yaşanan problemler bazen kendi başınıza aşmakta zorlanabileceğiniz boyutlarda olabilir. Bu durumda psikolojik destek almak en verimli yol olacaktır. Destek istemek kendinize yapabileceğiniz en nazik davranıştır. (Örgüt, 2018)

3.1. Psikolojik Boyutu

Psikoloji bakış açısında, “güven” birçok farklı şekilde tanımlanmaktadır. Güvenin genel olarak çocukluk çağında ilk olarak anne-baba ile geliştiği bilinmektedir. Çocukluk çağında gelişen güvenin ileriki yaşlarda gelişen sosyal ilişkilere transfer edildiği öne sürülür. Örneğin, Erik Erikson‘ın psikososyal gelişim modelinde güven duygusu ilk basamaktır. Bebekler ilk iki yıllarında ilk önce bakım vericilerine güven duyarlar, korunmuşluk hissini yaşarlar ve hep yanında olacaklarına dair iyimserlik duyarlar. Güven bu aşamada gelişmediğinde ise bebekler kendilerini tehlikeye açık hissederek ebeveynlere karşı güvensizlik hissederler (Vikipedia, 2020).

John Bowlby’nin[2] psikolojideki güven üzerine en temel teorilerden biri olan bağlanma (attachment) teorisinde ise çocuklukta gelişen güven duygusu ileri yaşlarda kurulan ikili ilişkilerin daha korunaklı veya tehlikelere açık hissedilmesine neden olmaktadır. Buna göre, çocuklukta birincil bakım vericiler (özellikle anne) ile geliştirilen duygusal bağ (emotional attachment) çok önemlidir. Bu duygusal bağın temelinde güven duygusu var ise çocuğun bakım vericisine karşı güvenli bağ (secure attachment) geliştirdiği söylenebilir. Güvenli bağ geliştiren çocuklar bakım vericileri ile bir arada olmaktan zevk alırlar, onların yokluğunda üzülürler ve onların yokluğunun ardından yeniden onları gördüklerinde sevinirler. Genelde bakım vericileri yanlarındayken etrafları ile ilgilenirler. Bağlanma teorisine göre bunun nedeni bakım vericilerine duydukları güvendir. Çocuk, “annem hep benim yanımda olacak” düşüncesi ile terk edilme korkusu yaşamaz. Yine de bu güveni tazelemeye de ihtiyaç duyarlar. Örneğin, oyun oynarken arada bir bakım vericilerine bakınırlar. Onları yakınlarında görünce yeniden oyuna (araştırma davranışına – searching behavior) dönerler (Vikipedia, 2020).

Tutarlı bir şekilde güven ipuçları vermeyen ebeveynlerin çocukları ise güvensiz bağ (insecure attachment) geliştirebilirler. Bu güvensiz bağa sahip çocuk, bakım vericileri yanlarındayken bile kaygı duyabilirler (anxious attachment), çünkü ebeveynlerin onları terk edeceği korkusu yaşarlar. Oyun sırasında yapılan gözlemlerde bu tür bağlanma stiline sahip çocukların ebeveynlerin yanından ayrılmadıkları görülür. Adeta annenin eteğine yapışırlar ve etraf ile ilgilenmezler. Ebeveyn onları kısa süreli de olsa bir odada bıraktığında sakinleşemeyecek kadar sinir krizine girebilirler. Anneyi bu ayrılık ardından yeniden gördüğünde ise güvenli bağlanan çocukların aksine annelerine karşı öfke duygusu geliştirirler. Bu gibi durumlarda bazı çocukların annelerine vurdukları, yani öfkeyi dışa vurdukları gözlemlenebilir (Vikipedia, 2020).

Güvensiz bağa sahip bir başka grup çocuk ise ebeveynlerine karşı duyarsız bir stil geliştirebilirler (avoidant attachment). Bu çocuklar, kaygılı bağa sahip çocuklar gibi aslında temelde kaygı ve güvensizlik duyarlar ama ebeveynlerinden uzak ve onlara karşı soğuk dururlar. Ebeveyn onları kısa süre terk etse bile gidişleri ile ilgilenmezler. Ebeveyn geri döndüğünde ise ilgilenmeme davranışını sürdürebilirler. Kaygılı bağa sahip çocuklar gibi öfke duyarlar ama bunu başka durumlarda, başka kişilere karşı gösterdikleri gözlemlenebilir (Vikipedia, 2020).

KAYNAKÇA

Acar, F. (2021, 03 30). Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nasıl Geliştirilebilir? https://www.bilgikilavuzu.com/ozguven-nedir/ adresinden erişildi.

Bayraktar, N. (2020, 02 30). Özgüven Nedir, Nasıl Kazanılır,Eksikliği için çözümler. https://paratic.com/ozguven/ adresinden erişildi.

Enstitu.Com. (2020, 01 06). Özgüven Nedir. https://www.iienstitu.com/blog/ozguven-nedir adresinden alındı

Örgüt, P. (2018, 08 07). Özgüven Nedir? https://www.tzv.org.tr/#/haber/1804 adresinden erişildi.

Vikipedia. (2020, 5 28). Özgüven. https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zg%C3%BCven adresinden erişildi.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir